Travesti , bir annenin ölen oğluna mektubu

Travesti , bir annenin ölen oğluna mektubu

Artık anlıyorum ki hakkında şikâyet edebileceğiniz şeylerinizin olması bir lüks. Reddedecek ya da başkasına verecek bir şeylerin olması bir hediye aslında. Aylarca işsiz kalan biri ile sohbet ederseniz göreceksiniz ki bir önceki işindeki ucuz diş sağlığı sigortasından şikâyet etmeyecektir.
Gay, travesti çocukların anne-babaları cömertçe kutsanmış kişiler. Gay olan çocuklarını sevmeye ya da sevmemeye karar verme lüksleri var çünkü hala gay bir çocukları var. Ama bizim gibi gay çocuklarını AIDS, bağımlılık ya da intihar gibi sebepler ile kaybetmiş kişilerin artık böyle bir lüksü yok.”
ABD\’li Linda Robertson, dinine çok bağlı ve bütün hayatını İncil\’in öğretilerine göre ( ya da İncil\’in öğretilerini kişisel olarak yorumladığı şekle göre diyelim) yaşayan bir anne. 2001 yılı Kasım ayında 12 yaşındaki oğlu Ryan, internet üzerinden yaptıkları bir yazışma esnasında annesine eşcinsel olduğunu söylüyor. “Kafam çok karışık” diyor Ryan, annesi de “Bana dürüst davrandığın için teşekkür ederim” diyor.
Fakat geçen günler ile birlikte Ryan\’ın çok dindar olan anne ve babasını ciddi bir telaş sarıyor. Oğulları için duydukları sevgi bu sefer gene oğulları adına korkunç bir korku ve telaşa dönüşüyor. Eğer hayatını gay olarak yaşamaya devam ederse oğullarının sonsuz lanetten ve cehennem ateşlerinden kaçamayacağından o kadar eminler ki onu bu kaderden kurtarmak için harekete geçmeye karar veriyorlar: “Seni çok seviyoruz ve bu durum çok zor. Tanrı\’nın bu konuda neler söylediğini biliyorsun ve bazı zor kararlar vermek zorundasın. istanbul travestileri Başkaları da senin geçtiğin bu zor yollardan geçti. Onların hikâyelerini anlatan travesti kitaplar getireceğiz sana. Daha çok gençsin. Cinsel kimliğin değişecek. Lütfen kimseye gay olduğunu söyleme. Eğer İsa\’nın yolundan gitmek istiyorsan kutsallık tek seçeneğin ve bu cinsel kimliğini kabullenmek seçeneklerin arasında değil.”
Hayatında sürekli kutsal ve ruhani değerlere yer vermek isteyen Ryan sonraki 6 yılı Tanrı\’ya kızlardan hoşlanmasını sağlaması için dua ederek, İncil\’den ayetler ezberleyerek, terapi görerek ve her hafta kiliseye giderek geçiriyor. Anne Linda Robertson, yıllar sonra ölmüş oğlunun arkasından yazacağı mektupta bu dönemi aynen şu şekilde aktarıyor: “Oğlumuza Tanrı\’yı ve onun öğretilerini kendi görüşlerine göre yorumlama şansını hiç vermedik çünkü yapacağı seçimin yanlış olacağından korkuyorduk. Onu, Tanrı ve cinsel kimliği arasında bir seçim yapmaya zorladık ve hiç bitmeyecek bir yalnızlığa mahkûm ettik.”
18 yaşına geldiğinde artık intihar eğilimli ve depresif olan Ryan, Tanrı\’nın kendisini asla sevmeyeceğine karar vererek uyuşturucu kullanmaya başlıyor ve evden ayrılarak 18 ay boyunca ortalıktan kayboluyor. Bu esnada ailesi ise artık oğullarının kızlardan hoşlanması için değil kendilerine sağ salim dönmesi için dua etmeye başlıyorlar. Ryan ailesinden af dileyerek eve döndükten sonra ailesi oğullarını sevmek için bazı şartlar aramayı bırakıyor ve onu “Sadece nefes aldığı için” sevmeyi öğreniyorlar. Ryan, ailesi ile ilişkisini sıfırdan tekrar kurmaya çalışırken aynı zamanda alkol ve uyuşturucu bağımlılığı için de tedaviye başlıyor.
Fakat yeni bir hayatın başındaki Ryan, depresyon ve bağımlılık tedavisi sürecindeki birçok bağımlının yaptığı hatayı tekrarlıyor: 10 ay boyunca temiz kaldıktan sonra kullandığı tek bir şırınga eroin, genç adamın hayatına mal oluyor.
2009 yılı Temmuz ayında ölen Ryan\’ın annesi Linda ve babası Rob, şimdi dünyayı dolaşarak travesti haberleri çeşitli konferanslarda bu öyküyü anlatıyorlar. Overlake Hristiyan Kilisesi bünyesinde HIV/AIDS Sosyal Hizmetler Grubu kuran ikili, özellikle başka gay çocukların anne-babaları ile destek grupları kurarak onlara çocuklarını şartsız ve korkusuz bir şekilde sevmelerini öğütlüyor. Ryan\’ın hatırası adına ailesinin açtığı Just Because He Breathes (Sadece Nefes Alıyor Diye) isimli web sitesi ise din, ebeveynlik ve kimlikler adına cidden okumaya değecek tartışmalar ile dolu. Sitenin açılış sayfasında bulunan ve bu yazıdaki bütün alıntıların kaynağı olan mektubun ise en çarpıcı cümleleri belki de şunlar:
“Keşke birileri o zaman bilmediğim bir şeyi bana söyleseydi: Canlı, nefes alan ve bana sürekli meydan okuyarak beni rahatsız eden, isteklerinin yarattığı korku ve endişe yüzünden geceleri uykumu kaçıran bir çocuğunuzun olmasının, ölü bir gay çocuğunuzun olmasından kat ve kat, hesaplanamaz derecede daha iyi olduğunu.”

Kocasının eşcinsel olduğunu 10 yıl sonra anladı

Kadın büyük şok yaşadı.

Sarah Bowles adındaki bu kadın bir adam tarafından kocası tarafından terkedildi.
10 yıllık kocasının gay,eşcinsel olduğunu yeni anlayabilen saf kadın hayatının en büyük şokunu yaşadı. Evlenmeden önce 4 yıl da sevgili kaldıkları adamın eşcinsel olduğunu öğrenince hemen boşanma davası açtı.
Karısını karşısına alan Peter Bowles, kendisinin bir eşcinsel olduğunu belirterek bir adamla birlikte olmak için evi terkedeceğini söyledi.
Duydukları sözler kadını perişan etti. İngiliz medyasına konuşan Sarah Bowles, “Son 3 yılda eşcinsel olabileceğine yönelik bazı şüphelerim vardı. Gay arkadaşları vardı ve onlarla çok samimi görünüyordu. Hatta onlarla ilişkiye girmiş olabileceğini düşünüp HİV virüsü kapmamak için kendisiyle beraber olmamaya başladım. 10 yıl boyunca beni bir yem gibi kullanmış olmasına çok kızgınım” dedi.

Travestilere destek geldi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Türkiye’de lezbiyen, gay, biseksüel ve trans vatandaşları hedef alan ayrımcılık ve şiddetin artarak devam ettiğini belirterek, Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformun’un hazırladığı nefret suçları taslağının tüm milletvekilleri tarafından benimsenmesini ve oy birliği ile hayata geçirilmesini istedi.
Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Türkiye ile AB işbirliğinin önemli alanlarından birisinin ayrımcılık, nefret suçları ve şiddet olduğunu ifade eden Aykan Erdemir, bu konuda Türkiye’nin önde gelen sorunlarından birisinin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği yönelimi olduğunu söyledi. Erdemir, Türkiye’de lezbiyen, gay, biseksüel ve transları hedef alan ayrımcılık ve şiddetin artarak devam ettiğini ifade etti. TBMM’nin ve tüm partilerden milletvekillerinin insan hakları ve demokratikleşme çabalarının kapsamına Gay, LGBT vatandaşların sorunlarını ve çözüme dair programlarını yerleştirmeleri gerektiğinin altını çizen Erdemir, “TBMM, homofobi ve transfobi temelli ayrımcılık ve şiddet söz konusu olduğunda bu mücadeleye sıfırdan başlamak zorunda değildir. Türkiye’nin tabi olduğu uluslararası rejimin baş aktörü olan BM, Avrupa-konseyi Avrupa Konseyi, AB ve AGİT gibi hükümetler arası kuruluşların sayısı her geçen gün artan belgeleri hükümete ve siyasi partilerimize kılavuzluk edebilir” dedi.
LGBT savunucu örgütlerin temsilcilerinin de izlediği basın toplantısında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığın sona erdirilmesine ilişkin asıl ve en güçlü talebin Türkiye Cumhuriyeti’nin lezbiyen, gay, biseksüel ve trans vatandaşlarından geldiğini ifade eden Erdemir, “Mahiyetinde büyük eksiklikler taşıyan nefret suçları düzenlemesinde ülkemizde bu tarz suçların birincil hedefi konumundaki LGBT bireyler dışarıda bırakılmıştır. Gönül ister ki Meclisimizdeki tüm siyasi partiler, tüm milletvekilleri Türkiye toplumunun ortak iradesini yansıtan Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu’nun nefret suçları taslağını benimser ve oy birliği ile en kısa zamanda hayata geçirir. Bu duyarsız tavır göstermektedir ki, Ak Parti hükümeti LGBT yurttaşları mağdur eden şiddeti ve ayrımcılığı benimsemiştir. Hükümetin geçen sene uluslararası basında büyük yer bulan eşcinsellere özel hapishane tasarısı da bu gözden uzaklaştırma anlayışını açığa vurmuştu” diye konuştu.

Brezilya`yı sallayan seks skandalı

Brezilya, milli futbolculardan Maicon ve Elias arasında yaşandığı iddia edilen eşcinsel ilişki haberleriyle çalkalanıyor.

Brezilya Milli Takımı’ndan gelen teklifi geri çeviren Maicon’un, Brezilya ekibi Corinhians’ta oynayan Elias’la gay, eşcinsel ilişkisi olduğu için bu daveti kabul etmediği daha önce yazılmıştı. Her iki futbolcu bu iddiayı yalanlarken, Alman Bild gazetesinden çok çarpıcı iki iddia geldi.

Bild’de yer alan habere göre Maicon, milli takımın kamp yaptığı otelde sarhoş olup sızan Elias’a, acı Şili biberi ile süt içeren bir şaka yaptı ve ardından onu otel tuvaletine götürdü. Romalı futbolcu, tuvalette bir süre sonra ayılıp kendine gelen Elias’a, “Sana dört erkek tecavüz etti” dedi. Ve ardından iki futbolcu birlikte oldu.

Olayı duyan Brezilya Milli Takımı Teknik Direktörü Dunga da Maicon’u milli takımdan uzaklaştırdı. Fakat futbolcuların olaydan zarar görmemesi için medyaya, “Maicon’u milli takıma davet ettik ama reddetti” duyurusu yapıldı.

Konu hakkında konuşmayı geri çeviren Maicon’un menajeri ise 34 yaşındaki oyuncunun milli takımı kesin olarak bıraktığını açıkladı.

Travesti , Hadi yavrum kemiiiik !

Travesti nabzınızı tutuyor, dermanınızı söylüyor. Valla zor iş. Kameratör arkadaşı Buse ile birlikte elinde mikrofon, haber peşinde koştururken, tesadüfen karşılaştığı bir kısım vatandaşa sorulmak üzere özene bezene hazırladığı sorular şu şekilde:

1- Trans nedir?
2- Travesti nedir?
3- Çocuğunuz travesti olsa ne yapardınız?

Aktivistlikten mesleğine vakit ayıramadığı için iki yakasını bir araya getiremediğini anlatan seks esnafı Saime hanım (45), henüz portakalda vitamin formunda sırasını bekleyen müstakbel çocuğunu, travesti olması halinde evlatlıktan reddetmekle tehdit etti. Zalim kadın, ondan uzak durması koşuluyla çocuğundan gelecek para yardımını memnuniyetle kabul edebileceğini, hiç lafı dolandırmadan söyleyebildi. Çocuk, başta dişlerinin tedavisi olmak üzere sağlık giderlerini de üstlenirse eğer, elbette onu da geri çevirmeyecekmiş.

Muhabirimizin “Bu kadar canavar olmayın” şeklindeki ısrarlı ikazlarına aldırmadan “Ben kendime dönmenin anası dedirtmem” diye çığlıklar atan Saime, yine ısrarlar üzerine çocuğunun mahalle sınırları dışında arkadaşlarıyla vakit geçirmesine ise “Olur belki ama bizim oralara gelmesinler” diyerek açık kapı bıraktı.

“Çocuğunuz travesti olsaydı ne yapardınız?” tahmin edebileceğiniz gibi Saime tarafından cevaplandırılan soruydu.

Aktivizmle uğraştığı için başını kaşımaya vakit bulamadığını belirten Başak, çalışmadığı yerlerden çıkan ters bir soruyla şoke oldu. Başak “Travesti nedir?” sorusuyla uğradığı kamyon kazasına, “Hadi yavrum kemiiiik!” şeklinde nağralanarak tepki verdi. Fırlattığı zarların pencüse gelmesi üzerine uzun uzun düşündükten sonra Başak, muhabirimize “E şıkkı olsun” dedi.

Bir uykudan mı uyandırılmıştı, yoksa hala uyuyor muydu net olarak anlaşılamayan Yusuf ise, artık ne alakaysa, sektörel daralmanın istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinden dem vurdu. Oysa, muhabirimizin de tane tane sözcüklerle ifade ettiği gibi, soru gayet kısa ve öz: “Sizce trans nedir?” Arada kutuplarda olmayı istediğine dair parça tesirsiz bir lakırdı ettiyse de, bu sözleriyle, soruyu mu sorduğu yoksa, kaldığı yerden devam ettiği rüyasına dahil bir repliği mi sayıkladığı açıklığa kavuşturulamadı.

Yayında ve yapımda emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bir başka nabız yoklamasında buluşuncaya kadar hoşçakalın. ALINTIDIR …